Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle zor günler geçiren turizm sekktöründe, paydaşlardan peş peşe açıklamalar geliyor.
Turizmde zaten zor yetişen kalifiye personelin kaybedilmesi durumunda yerine yenisini yetiştirmenin zaman alacağını, bu yüzden tüm firmaların çalışanlarıyla, işten çıkarmak yerine, ortak bir çözüm bulmaları gerektiğine dikkat çeken TravelShop Genel Müdür Murtaza Kalender işten çıkarmanın sağlıklı ve mantıklı bir çözüm yolu olmadığını söyledi.
Turizmci sıfatıyla aynı zamanda motivasyon kaynağı da olduklarını söyleyen Kalender şöyle devam etti:
''Dünyanın en eğlenceli işlerinden birini yapıyoruz. Kıtaları birbiriyle buluşturuyoruz. Dünyanın değişik kültürlerini ağırlıyoruz. Neredeyse dünyanın her tarafından arkadaşlıklar kurduk. Yine aynı şekilde, kısa bir süre sonra kaldığımız yerden devam edeceğiz. O zaman durma, moralini bozma, yarınlar daha güzel olacak, aldırma!! Evet, ciddi bir koronavirüsü krizi hakim ancak bu dünyanın her tarafında mevcut global bir salgın bu. Bazen olayların iyi taraflarına da bakmak lazım. Birincisi ve en önemlisi, bu tarz krizlere karşı tecrübeliyiz, hem de birden fazla kez. Son 5 yıl içerisinde en az 3 kez bu deneyimi yaşadık ve bence başarıyla da üstesinden geldik. Ama aynısını, dünyadaki Turizmci meslektaşlarımız için söyleyemeyiz. Zira onlar ilk kez böyle bir olayla karşı karşıyalar. Bu yüzden de birçoğu şaşkınlık içerisinde beklemedeler.''
Bundan sonraki süreçte, Nisan 15’e kadar bu krizin tepe noktasına ulaşacağını ve bu tarih itibariyle de yavaş yavaş normale dönüleceğini söyleyen Kalender tüm seyahat acentalarının buna şimdiden hazırlıklı olması gerektiğini, otelciler için ise Mayıs ortası ile Haziran ayından itibaren normalleşme sürecinin başlayacağını öngeördüklerini dile getirdi.
Kriz sonrasında ilk önce marka olanların durumlarını düzelteceğini ve marka olmayanların düzelmesinin ise zaman alacağını ve daha yavaş olacağını söyleyen Kalender şöyle devam etti:
“Marka iseniz siz müşteriyi seçersiniz, değilseniz müşteri sizi seçer. Bu virüs olayından ötürü de herkes Marka olan firmaları tercih edecektir. Şimdi, hemen yanımızda İspanya, Yunanistan ve hatta İtalya gibi salgından en çok etkilenen örnekler var. Bu virüs belası normale döndüğünde, müşterinin tercihi hangi destinasyon olacak? Eğer biz bu algıyı, hadisenin daha az yaşandığı Türkiye’ye kanalize edersek ülkemiz adına pozitif bir kazanım olabilir. Ama onlar daha önce davranırlarsa, muhtemelen sezonu şimdiden kapatmış oluruz. Peki, biz, Turizm Camiası olarak yeterince Marka ürettik mi? Yoğun dönemlerimizde zaten doluyuz ve tanıtıma gerek duymuyoruz. İş olmadığı zaman da bütçemiz yok diyerek tanıtım yapmıyoruz. Oysaki dünyada, en başarılı firmaların dahi tanıtım bütçeleri mevcut. Bu kriz dönemlerinde de daha iyi tanıtım faaliyetlerinde bulunan şirketler öncelikli olarak normale döneceklerdir.''
Global alamda yaşanan bu kriz olayından da çıkarılması gereken birçok ders olduğuna vurgu yapan Kalender:
''Bugün tekelleşti dediğimiz firmaların dahi dayanışmaya ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Kapadokya’da karaborsada 250-700 Euro aralığında satılan Balon biletlerinin bugün kimse yüzüne dahi bakmıyorken muhtemelen yıl boyu böyle devam edecek. Doluyum diyerek telefonunu dahi açmayan arkadaşlarımız, artık acaba kim arayacak diye telefon başında beklemek durumunda. Müşteri milliyeti beğenmeyip tura dahi çıkmayan rehber arkadaşlarımız bugün hangi tur olsa çıkarım konumundalar. Müşteri beğenmeyen taşıma şirketleri bugün itibariyle milliyet seçmeden taşıma pozisyona geldiler. Artık her para ödeyenin müşteri olduğunun farkına varıldı. Havalimanında dahi ismiyle karşılamamızın yasak olduğu müşterilerimizi mumla arar olduk. Birçok hatamızdan bu durumda ders çıkaracağız. Tanıtımın ne kadar faydalı olduğunu, marka değerimizi arttırdığını ve olayların normale dönüşünde önceliklerin bizim lehimize olacağını varıyoruz böylelikle. Bence sezonu başlamadan kısmen de olsa kapattık. Bütün meslektaşlarımın, bu doğrultuda çalışarak artık 2021’e yönelmesini salık veriyorum. Tüm meslektaşlarımın devletten ne bekliyorsunuz şeklinde soruları olacaktır. Ben bunu seyahat acentaları için söylüyorum; 2020 yılında müze biletlerinde sembolik bir ücret almalarını öneririm. Biliyorsunuz, işten çıkarılan personel için işsizlik maaşı veriyor ve bu işsizlik maaşı özelinde personel çıkarılmadan çözülmesini diliyorum. Aynı zamanda 6 ay boyunca sigortaların devletçe karşılanmasını bekliyorum. Böylelikle hiçbir firma kalifiye personel çıkarmadan yoluna devam ediyor. Vergilerin de yılsonuna kadar ertelenmesi beklentim var. Böyle bir çalışma neticesinde devlet eliyle yapılan yardımlarla krizden fazla etkilenmede yolumuza devam edeceğimizi düşünüyorum.'' ifadelerini kullandı.
Turizmde zaten zor yetişen kalifiye personelin kaybedilmesi durumunda yerine yenisini yetiştirmenin zaman alacağını, bu yüzden tüm firmaların çalışanlarıyla, işten çıkarmak yerine, ortak bir çözüm bulmaları gerektiğine dikkat çeken TravelShop Genel Müdür Murtaza Kalender işten çıkarmanın sağlıklı ve mantıklı bir çözüm yolu olmadığını söyledi.
Turizmci sıfatıyla aynı zamanda motivasyon kaynağı da olduklarını söyleyen Kalender şöyle devam etti:
''Dünyanın en eğlenceli işlerinden birini yapıyoruz. Kıtaları birbiriyle buluşturuyoruz. Dünyanın değişik kültürlerini ağırlıyoruz. Neredeyse dünyanın her tarafından arkadaşlıklar kurduk. Yine aynı şekilde, kısa bir süre sonra kaldığımız yerden devam edeceğiz. O zaman durma, moralini bozma, yarınlar daha güzel olacak, aldırma!! Evet, ciddi bir koronavirüsü krizi hakim ancak bu dünyanın her tarafında mevcut global bir salgın bu. Bazen olayların iyi taraflarına da bakmak lazım. Birincisi ve en önemlisi, bu tarz krizlere karşı tecrübeliyiz, hem de birden fazla kez. Son 5 yıl içerisinde en az 3 kez bu deneyimi yaşadık ve bence başarıyla da üstesinden geldik. Ama aynısını, dünyadaki Turizmci meslektaşlarımız için söyleyemeyiz. Zira onlar ilk kez böyle bir olayla karşı karşıyalar. Bu yüzden de birçoğu şaşkınlık içerisinde beklemedeler.''
Bundan sonraki süreçte, Nisan 15’e kadar bu krizin tepe noktasına ulaşacağını ve bu tarih itibariyle de yavaş yavaş normale dönüleceğini söyleyen Kalender tüm seyahat acentalarının buna şimdiden hazırlıklı olması gerektiğini, otelciler için ise Mayıs ortası ile Haziran ayından itibaren normalleşme sürecinin başlayacağını öngeördüklerini dile getirdi.
Kriz sonrasında ilk önce marka olanların durumlarını düzelteceğini ve marka olmayanların düzelmesinin ise zaman alacağını ve daha yavaş olacağını söyleyen Kalender şöyle devam etti:
“Marka iseniz siz müşteriyi seçersiniz, değilseniz müşteri sizi seçer. Bu virüs olayından ötürü de herkes Marka olan firmaları tercih edecektir. Şimdi, hemen yanımızda İspanya, Yunanistan ve hatta İtalya gibi salgından en çok etkilenen örnekler var. Bu virüs belası normale döndüğünde, müşterinin tercihi hangi destinasyon olacak? Eğer biz bu algıyı, hadisenin daha az yaşandığı Türkiye’ye kanalize edersek ülkemiz adına pozitif bir kazanım olabilir. Ama onlar daha önce davranırlarsa, muhtemelen sezonu şimdiden kapatmış oluruz. Peki, biz, Turizm Camiası olarak yeterince Marka ürettik mi? Yoğun dönemlerimizde zaten doluyuz ve tanıtıma gerek duymuyoruz. İş olmadığı zaman da bütçemiz yok diyerek tanıtım yapmıyoruz. Oysaki dünyada, en başarılı firmaların dahi tanıtım bütçeleri mevcut. Bu kriz dönemlerinde de daha iyi tanıtım faaliyetlerinde bulunan şirketler öncelikli olarak normale döneceklerdir.''
Global alamda yaşanan bu kriz olayından da çıkarılması gereken birçok ders olduğuna vurgu yapan Kalender:
''Bugün tekelleşti dediğimiz firmaların dahi dayanışmaya ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Kapadokya’da karaborsada 250-700 Euro aralığında satılan Balon biletlerinin bugün kimse yüzüne dahi bakmıyorken muhtemelen yıl boyu böyle devam edecek. Doluyum diyerek telefonunu dahi açmayan arkadaşlarımız, artık acaba kim arayacak diye telefon başında beklemek durumunda. Müşteri milliyeti beğenmeyip tura dahi çıkmayan rehber arkadaşlarımız bugün hangi tur olsa çıkarım konumundalar. Müşteri beğenmeyen taşıma şirketleri bugün itibariyle milliyet seçmeden taşıma pozisyona geldiler. Artık her para ödeyenin müşteri olduğunun farkına varıldı. Havalimanında dahi ismiyle karşılamamızın yasak olduğu müşterilerimizi mumla arar olduk. Birçok hatamızdan bu durumda ders çıkaracağız. Tanıtımın ne kadar faydalı olduğunu, marka değerimizi arttırdığını ve olayların normale dönüşünde önceliklerin bizim lehimize olacağını varıyoruz böylelikle. Bence sezonu başlamadan kısmen de olsa kapattık. Bütün meslektaşlarımın, bu doğrultuda çalışarak artık 2021’e yönelmesini salık veriyorum. Tüm meslektaşlarımın devletten ne bekliyorsunuz şeklinde soruları olacaktır. Ben bunu seyahat acentaları için söylüyorum; 2020 yılında müze biletlerinde sembolik bir ücret almalarını öneririm. Biliyorsunuz, işten çıkarılan personel için işsizlik maaşı veriyor ve bu işsizlik maaşı özelinde personel çıkarılmadan çözülmesini diliyorum. Aynı zamanda 6 ay boyunca sigortaların devletçe karşılanmasını bekliyorum. Böylelikle hiçbir firma kalifiye personel çıkarmadan yoluna devam ediyor. Vergilerin de yılsonuna kadar ertelenmesi beklentim var. Böyle bir çalışma neticesinde devlet eliyle yapılan yardımlarla krizden fazla etkilenmede yolumuza devam edeceğimizi düşünüyorum.'' ifadelerini kullandı.